GEBELİKTE 9. AY Sizdeki değişiklikler: - Karnınızın altında basınç artışı ve bebeğin aşağıya doğru inişini hissedebilirsiniz. Bu duruma angajman denir. Nefes alma ve yemek yemek konusunda biraz daha rahatlasanız da, sık idrara gitme ve yürüyüş yapmak giderek zorlaşır. - Kendinizi çok iri ve rahatsız hissedebilirsiniz, üzülmeyin, kitap okumak, sinemaya gitmek gibi keyifli vakit geçirebilirsiniz. - Braxton Hicks kasılmaları sıklaşır. 1 saat içinde 4 veya daha fazla kasılma olursa doktorunuza haber verin. - Sakarlıklarınız olabilir. - İştahınız azalabilir veya artabilir. - Kabızlık şikayetiniz artabilir. - Kalçanızda ve leğen kemiğinde rahatsızlık ve ağrı hissedebilirsiniz. - Elleriniz ve ayaklarınız, bazen el ve yüzünüz şişebilir. - Oturduğunuz yerden kalkmakta zorlanabilirsiniz. Düz arkalıklı veya kollu sandalyelere oturmayı tercih edin, kalkarken destek te alabilirsiniz. - Bacaklarınızda varisler, basur artmış olabilir. - Midede yanma , hazımsızlık şikayetleriniz olabilir. - Dişeti kanamaları olabilir. - Uyumakta zorlanabilirsiniz. - Kendinizi zaman zaman yorgun zaman zaman da enerjik hissedebilirsiniz. Bebeğinizdeki değişiklikler - Bebeğinizin gelişimi tamamlanmak üzeredir. Organları olgunlaşmaktadır. - Kafa kemikleri doğumun kolaylaştırmak için yumuşak ve esnektir. Çoğunlukla bebek rahim boynuna doğru ters durmaktadır. - Hareket edecek yer kalmadığından daha sessizdir. - Uyku ve uyanıklık dönemleri vardır. - Boyu yaklaşık 45-50cm civarında, ağırlığı 2700- 3500 g civarındadır. - Giderek daha tombullaşmakta, derisi pembe renktedir. - Göz rengi koyu gridir, doğumdan birkaç ay sonrasına kadar değişebilir. - Tırnakları tamamlanmıştır, uzayabilir. Muayene ve laboratuar tetkikleri - Kan basıncınız vekilonuz ölçülmeli. - İdrar tetkikiniz yapılmalı. - El, ayak, bacaklar muayene edilmeli. - Fundus yüksekliğine bakılmalı. - Fetus kalp atışları muayene edilmeli - Karın muayenesi ile bebeğin pozisyon, geliş şekli ve ölçülerine bakılmalı. - Braxton Hicks kasılmalarının sıklığı ve süresine bakılmalı. - Rahim ağzında genişleme ve silinme için pelvik muayene yapılmalı. GEBELİKTE 8. AY
Sizdeki değişiklikler:
- Rahim kaslarının ve bağlarının sürekli basıncı nedeniyle göğsünüzün aşağı kısmında ağrı hissedebilirsiniz. Bebek hareketleri güçlü ve düzenlidir, ancak rahim içindeki alan daraldığı için hareketleri azalmıştır. - Bebeğin ölçüleri özellikle sırtınızın alt kısmına ve mide bölgesine doğru genişleyerek büyür. Kasıklarınızda ve leğen bölgesinde karıncalanma, uyuşma hissedebilirsiniz. - Yalancı doğum sancıları da denen Braxton Hicks kasılmaları artabilir. - Rahat uyuma pozisyonu bulmakta zorlanabilirsiniz, nefes darlığı olabilir. Yan tarafınıza uzanıp bacağınızı diğerinin üzerine atarak daha rahat uyumanıza yardımcı olabilir. Bu pozisyonda, bacaklarınızın arasına yastık koymayı deneyebilirsiniz, bu şekilde uyuma ayaklarınızdaki şişliği azaltıp dolaşımı arttıracağından rahat etmenize yardımcı olabilir. - Bebeğin başı aşağıya doğru ilerledikçe, daha sık idrar ihtiyacınız olacaktır. Gülerken, öksürürken idrar kaçırabilirsiniz. - Basur ve mide ekşimeleriniz, hazımsızlık, şişkinlik şikayetleriniz olabilir. - Göbek çukurunuz düzleşebilir, dışarı çıkabilir ancak endişelenmeyin, doğumdan sonra düzelir. - Kendinizi ağır ve hantal hissedebilir, çabuk yorulmaya başlayabilirsiniz, sık sık dinlenmeye çalışın. - Dişeti kanamalarınız, burun tıkanıklığı olabilir. - Beyazımsı vajinal akıntınızın kıvamı koyulaşabilir. - Elleriniz, ayaklarınız, bilekleriniz ve yüzünüzde şişlik olabilir. Bolca su içmelisiniz. - Bacaklarınızda varisler olabilir. - Göğüslerinizden daha bol miktarda colostrum gelebilir. - Sakarlaşmış, dalgınlaşmış olabilirsiniz. - Kilonuz 1.5-2 kilo kadar artabilir, bebeğinizin besin gereksinimleri doruktadır ve doğum öncesi son büyüme atağı göstermektedir. - Bebeğin sağlığı ve doğumla ilgili kaygılarınız olabilir, artabilir, heyecanlanabilirsiniz. Bebeğinizdeki değişiklikler - Bebeğiniz büyür ve tekmelerini daha güçlü hissedersiniz. - Dışarıdaki sesleri duyar, gözleri açıktır., karanlık ve aydınlığı ayırt edebilir. - Bebeğiniz hızla büyür, tekmelerini giderek daha güçlü hissedersiniz. - Kemikleri sertleşmeye devam eder. - Amniyon sıvısının en fazla olduğu dönemdir. - Cilt rengi kırmızıdan pembeye dönmeye başlar, deri altında yağ tabakası oluşmaya başlamıştır. - Bağışıklık sistemi gelişmeye , kendi antikorlarını üretmeye başlamıştır. - Bebeğiniz bu dönemde doğarsa, yeterince gelişmiş olup hayatını sürdürebilir. - Bebeğinizin boyu 40-45 cm civarında, ağırlığı 2000-2500 g civarındadır. Muayene ve laboratuar tetkikleri - Kan basıncı ve kilonuz ölçülmeli. - İdrar tetkiki yapılmalı. - El ve ayakların, bacakların muayenesi yapılmalı. - Fundus yüksekliğine bakılmalı. - Fetus kalp atışları muayene edilmeli. - Karın muayenesi ile bebeğin pozisyon ve ölçülerine bakılmalı. - Kan grubu Rh negatif ise, Rh titrasyonu için kan testleri yapılmalı. Kan Uyuşmazlığı “Kan uyuşmazlığı” genel kanının aksine, karı koca arasında değil, gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. Hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. Kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: “A”, “B”, “AB” ve “O” grubu .. Bir de “Rh” söz konusudur. Birey, “D” proteinine sahipse Rh pozitif (+), değilse Rh negatif (-) olarak ifade edilir. Rh (-) kişilerin vücudunda D proteini hiç yoktur ve bağışıklık sistemi için tamamen yabancı bir maddedir. Normal koşullarda hamilelik döneminde anne ve bebeğin kanları birbirine karışmadan plasenta (eş) aracılığıyla oksijen, karbondioksit ve besi öğelerinin karşılıklı alışverişi gerçekleştirilir. Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise ilk gebelikte herhangi bir sorun olmaz. Bebek doğarken zedelenen damarlardan bir miktar bebek kanı, Rh (-) annenin kanına karışabilir. Böylece annenin bağışıklık sistemi tamamen yabancısı olduğu bir proteinle, “D” proteini ile tanışır ve ona karşı tepki geliştirir. O maddeyi tanımadığı için yok etmek ister. Beyaz kan hücrelerinin D proteinini yok etmek üzere ürettiği -o maddeye özgü- sıvısal maddeleri (antikorlar) kullanarak hedefine ulaşır. Annenin kanında bir tane bile bebek kan hücresi kalmaz, tümü yok edilir. Bu savaş sona erdiğinde geriye “anti-D antikorları” adı verilen sıvısal maddeler ve bunları gereksinim duyulduğunda her an yeniden üretebilecek akıllı beyaz kan hücreleri kalır. İkinci gebelikte çocuk eğer yine Rh (+) kana sahipse annenin kanında hazır bulunan bu sıvısal maddeler (antikorlar) kolayca plasenta (eş) engelini aşarak anne karnındaki bebeğin kanına karışırlar. Bebek kırmızı kan hücreleri yok edilmeye başlanır. Çocuğun kemik iliği, karaciğer ve dalağı yok edilen kırmızı kan hücrelerinin yenilerini üretir ve eksilen kanı yerine koyar. Bu aşırı kırmızı kan hücresi yıkımı ve yapımı sürecinde “bilirubin” adı verilen ve fazlası zararlı olan bir madde açığa çıkar, bebekten anneye geçer, annenin karaciğeri tarafından yok edilir. Bebeğin karaciğeri henüz bu maddenin tümünü zehirsizleştirebilecek kadar gelişmemiştir. Eğer üretilen kırmızı kan hücresi miktarı yok edilenden az olursa sonuçta bebek ağır bir kansızlığa maruz kalır, hatta ölebilir. Eğer arada bir denge varsa bebek bir ölçüde kansızlıkla doğar veya sağlıklı olarak dünyaya gelir. Sorun asıl o zaman belirginleşir. Çünkü kan hücreleri hala parçalanmakta, yenileri yapılırken gereken maddeler anneden temin edilememekte, çocuk kendi depolarını kullanmaktadır. Üstelik açığa çıkan sarı boyar madde niteliğindeki “bilirubin” bebeğin karaciğeri tarafından yeterince vücuttan uzaklaştırılamamaktadır. Kanda belli bir düzeyi aşan “bilirubin” göz aklarına, cilde ve sonunda asıl zararını gösterdiği beyin ve sinir sistemine yerleşerek yaşamı tehdit etmektedir. Yenidoğan sarılığının ağır şekillerinde, tedavi edilmeyen çocuklarda adalelerin sertleşmesi, zeka geriliği gibi kimi geri dönüşümsüz sinir sistemi bozuklukları meydana gelmektedir. Yenidoğan sarılığı olan bebeklerde sarı boyar madde “bilirubin”i vücuttan daha kolay uzaklaştırmak için belli bir dalga boyundaki ultra viyole (kızıl berisi) ışınları kullanılmaktadır. Bebeklerin uygun sıcaklık ortamı sağlayan küvöz ya da yataklarda ultra viyole ışığıyla tedavisine “fototerapi” denir. Yeterli olmadığında bebeğim göbek kordonundan takılan bir sistemle, uygun bir Rh (-) kanla “kan değişimi” işlemi gerçekleştirilerek yaşamsal tehlike atlatılır. Geç kalınan durumlarda araz kalması olasıdır. Körlük, şaşılık, sağırlık, felç gibi .. Mademki kan uyuşmazlığı ve sonuçları bu kadar ağır olabiliyor, o halde Rh (-) anneler için koruyucu bazı önlemler alınması gereklidir. Bir anne adayı eğer Rh (-) kana sahipse, ilk doğum, kürtaj ya da düşüğünden hemen sonra, bebeğinden kendisine o anda geçmiş olabilecek Rh (+) bebek kan hücrelerine karşı annenin bağışıklık sisteminde tepki oluşmadan önce girişimde bulunulmalıdır. Bunun için özel olarak hazırlanmış bir serum vardır: “Anti-D İmmun Globulin”. Bu madde doğumdan (ya da düşük veya kürtajdan) hemen sonra anneye kaba etten iğne şeklinde yapılmalıdır. “Anti-D İmmun Globulin” kana karışır, bebekten geçmiş olan Rh (+) kan hücrelerini derhal yok eder. Annenin bağışıklık sistemi ne olduğu anlamadan işlem tamalanır. Bir süre sonra “Anti-D İmmun Globulin” doğal ömrünü tamamlar ve kanda yok olur. Oysa anne kendisi “antikor” geliştirmiş olsaydı bu sıvısal madde uzun süre kanda kalacak, gerekirse onu yeniden üretebilme yeteneği olan beyaz kan hücreleri tarafından eksikliği tamamlanacaktı. Pasif olarak verilmiş olan “Anti-D” için eksikliğin tamamlanması diye bir konu söz konusu değildir. Zamanla yok olan “Anti-D İmmun Globulin” bu sayede annenin sonraki hamileliklerinde çocuk için bir sorun oluşturamaz. Yalnız unutulmaması gereken bir konu bu immun globulinin herbir gebeliğin son bulumunda yeniden uygulanmasının gerekliliğidir. Kan uyuşmazlığı genel olarak ilk bebekte sorun oluşturmaz. Sonraki Rh (-) çocuk için zaten bir problem yoktur. Rh uygunsuzluğu kadar ağır seyretmese de “kan grupları” arasında da uygunsuzluk söz konusu olabilir. Genellikle annenin “O” bebğin “A”, “B” veya “AB” olduğu durumlarda meydana gelir. Farklı mekanizmalarla ama aynı aynı prensiplere dayanan süreçler yaşanır. Fakat daha seyrek olarak yaşamı tehdit eden boyutlara ulaşır. Sonuç olarak Rh (-) olan annelerin Rh (+) doğabilecek çocukları için önceden hazırlıklı olunmalıdır. Eğer anne ve baba her ikisi de Rh (-) iseler genetik kurallarına göre Rh (+) bebekleri olamaz. Eğer anne Rh (-), bab Rh (+) ise çocuk Rh (-) de olabilir, Rh (+) de. Bu genel bilgi de göz önünde bulundurulmalı, doğum sonrası bebek kan grubu tayin edilmelidir. Anne Rh (-), bebek de Rh (-) ise uygunsuzluk yoktur, anneye anti-D immun globulin yapmak gerekmez. Annenin Rh (+) olduğu durumlarda çocuğun Rh’ı ne olursa olsun Rh uygunsuzluğu olmaz. Eğer anne ve baba her ikisi de “O” grubu kana sahiplerse çocukları mutlaka “O” grubu olur. Bu durumda anne ve bebek arasında grup uygunsuzluğu olamayacağı açıktır. Anne “O”, baba “A” ise çocuk “O” veya “A”; anne “O”, baba “B” ise çocuk “O” veya “B”; anne “O” baba “AB” ise çocuk “A” veya “B” olur ama “O” veya “AB” olamaz. Annenin “A” ya da “B” olduğu, çocuğun “B” ya da “A” olduğu durumlarda uyuşmazlık nadirdir, hafif seyreder. Ayrıca bazı alt kan grubu uygunsuzluklarında, hatta hiçbir uygunsuzluğun olmadığı kimi sıra dışı durumlarda kan uyuşmazlığıyla benzer klinik tablolar görülebilir, yenidoğan sarılığı meydana gelebilir. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için gebelikte sağlıklı ve düzenli izlem ön koşuldur. Anne baba adayları, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı arasında işbirliği bu sürecin temelini oluşturmaktadır. Uygun bir gebelik yönetimi ve doğuma uzman gözetiminde hazırlık, kan uyuşmazlığı gibi yaşamsal bir sorunun bile kolaylıkla halledilmesini sağlayacaktır. GEBELİKTE 7. AY
Sizdeki değişiklikler:
- Kilonuz hızla artar, çünkü bebeğin en fazla büyüme periyodu başlıyor. - Bedeninizdeki değişimler hızlanmıştır, rahim göğüs kafesine yaklaşmıştır, bu nedenle zaman zaman nefes darlığınız olabilir. - Bebek hareketleri belirginleşmiştir,dışarıdan görülebilir. - Bacak krampları, sırt ağrısı, varis, basur gibi rahatsızlıklar olabilir. Dik durmanız, bacaklarınızı dinlendirmeniz ve yüzme yararlıdır. - Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik olabilir. - Kabızlık devam edebilir. - Ayaklarda, ayak bileklerinde, topuklarda bazen el ve yüzde şişme olabilir. - Zaman zaman başağrıları, başdönmesi, halsizlik olabilir. - Beyaz vajinal akıntı giderek koyulaşır. - İdrara gitme hissi yaşayabilirsiniz - Büyümüş göğüsleriniz çatlayabilir, colostrum denen sıvı akmaya devam edebilir, sutyen içine küçük yastıkçıklar koyabilirsiniz. - Bebeğinizin karnınızda yavaş yavaş aşağıya doğru inmeye başladığını hissedebilirsiniz, bu duruma angajman denir. - Daha hassas olabilirsiniz, duygusal durumunuz değişiklik gösterebilir. Doğum, annelik hakkında tasalanabilirsiniz, bu durum sık görülür ve hamileliğin bitmesini istemeniz normaldir. Mizaç değişiklikleri, neşelenme, kederlenme görülebilir. Yakın arkadaşlarınız ve baba adayı ile rüyalarınızı, endişelerinizi paylaşabilirsiniz, size çok yardımcı olacak, daha çok yakınlaşmanızı sağlayacaktır. - Uyku düzensizliğiniz olabilir. Bebeğinizdeki değişiklikler - Bebeğinizin hareketlerini daha sık ve şiddetli hissedeceksiniz, eşiniz elini karnınıza koyunca hissedebilir. - Cildi kırmızı ve kırışıktır. - Beyin ve sinir sistemi hızla gelişir, kalp atışı karnınıza kulak dayayınca duyulabilir. - Uyuma ve uyanma zamanları farkedilir. - Bebeğiniz başparmağını emebilir. - Erkeklerin testisleri skrotuma doğru aşağıya hareket eder. Bazen doğum sonrasında da testisleri inmemiş olabilir, üzülmeyin genellikle 1. yaştan önce testisler skrotuma iner. - Kan üretimini dalağın yerine kemik iliği yapmaya başlar. - Akciğer gaz değişimini sağlayacak yeterliliktedir. - Bebek doğarsa prematür olarak yoğun bakımda yaşayabilir. - Bebeğinizin boyu yaklaşık 35 cm civarında, ağırlığı yaklaşık 1300-1500 g civarındadır. Muayene ve laboratuar tetkikleri - Kan basıncı ve kilonuz ölçülmeli. - İdrar tetkiki yapılmalı. - El ve ayaklar şişme açısından, bacaklar varis açısından muayene edilmeli. - Fundus yüksekliğine bakılmalı. - Fetus kalp atışı muayene edilmeli. - Karın muayenesi ile bebeğin pozisyon ve ölçülerine bakılmalı. GEBELİKTE 6. AY
Sizdeki değişiklikler:
- Kilonuz artık düzenli olarak artmaktadır. 5-7 kg kadar kilo alabilirsiniz, bu tüm hamilelik boyunca alınan kilonun 50-60’ı kadardır. Aşermeler artabilir, ancak abur cubur yemekten uzak durmaya çalışın. İştahınız iyi ve bulantılarınız nadiren olabilir. Buna rağmen ağır, yağlı, acılı yiyecekleri takiben mide ekşimeleriniz olabilir. - Dişlerinizi fırçalarken dişetleriniz kanayabilir, bu hamilelikte sık karşılaşılan bir durumdur. Hamilelik hormonları dişetlerinin şişmesine ve iltihaplanmasına yol açarak kolayca kanamasına neden olur. Dişlerinizi düzenli ve yumuşak hareketlerle, yumuşak diş fırçasıyla fırçalayın ve iple temizleyin. Dişetleriniz acısada, hamilelikte çürükleri önlemek için koruyucu işlemlerin yapılması çok önemlidir. - Karnınızda, kalçalarınızda ve göğüslerinizde gerilme işaretleri, soluk kırmızı çizgiler oluşabilir, gebelik çatlakları, stria adı verilir veya koyu lekeler görülmeye başlayabilir. Bunları gidermede kremlerin pek yararı olmaz ancak yinede yumuşatıcı kremler sürebilirsiniz. Ama göğüslerdeki çatlakları destekleyici sutyen kullanmak önleyebilir. Hamileliğin bu döneminde bu çatlakların görülmesi tipiktir, doğumdan sonra solarak gümüş beyaz renge dönüşür, tamamen kaybolmayabilir. Gerilmeye bağlı karında kaşıntı olabilir. - Gözlerinizde ışığa karşı duyarlılık oluşabilir. Hamilelikte görülebilen bir belirtidir. Sizi çok rahatsız ediyorsa, doktorunuza danışın. - Rahminiz daha yukarı çıktığı için idrar torbası üzerindeki baskısı azaldığından idrar yapma sıklığı azalır. - Braxton Hicks kasılmaları denen kasılmalar, rahim kaslarınızda gerilme ve gevşemeleri sizi doğuma hazırlar. Eğer saatte 4 veya daha fazla kasılmanız olursa doktorunuza bildirin. - Bebeğin tekmelerini karnınızın yukarı veya aşağısında hissedebilirsiniz. Aniden kasığınızda karnınızın yan tarafına ilerleyen keskin ağrılar hissedebilirsiniz. Rahimi destekleyen bağ ve yapıların krampı nedeniyle bu ağrılar olabilir. Ani hareket ve dönmelerden kaçınmalısınız. - Karın veya yüzde ciltte renk değişikliği olabilir. - Ayak bileklerinde, ayaklarda,el ve yüzde şişme olabilir. - Sırt ve bel ağrıları olabilir. - Sıcağa karşı daha duyarlı olabilir, daha çok terleyebilirsiniz, bol su içmelisiniz. - Cinsel isteğiniz her hafta değişebilir, azalabilir, artabilir. - Dalgın olabilir, ağırlık nedeniyle sıkılmış olabilirsiniz. - Bebeğinizin büyümesini içinizde daha fazla hissedersiniz. Hamileliğiniz sırasında ortaya çıkan problemleri ve bebeğinizin sağlığına etkilerini düşünebilirsiniz. Çoğu hamile kadın bu nedenle endişelenebilir. Bebeğinizdeki değişiklikler - Bebeğiniz artık minyatür bir bebek görünümündedir, dudakları daha belirgindir, gözleri gelişmiştir. Gözlerini açıp kapayabilir, kaşlarını çatabilir, yan bakabilir ve sesleri duyabilir. - Karnınıza ışık kaynağı yöneltilirse, bebeğiniz başını çevirir. - Bebeğiniz bazı solunum hareketlerini yapmaya başlar, ama akciğerlerinde henüz hava yoktur. - El ve ayak parmak izleri şekillenmeye başlamıştır. Öksürebilir, hıçkırabilir, hareketlerini hissedebilirsiniz. Bebeğiniz karın muayenesinde hissedilebilecek kadar büyümüştür. - Cildi hala kırmızı ve kırışıktır. - Amniyon sıvısı yaklaşık 4 saatte kendini yeniler, bebeğin ısını düzenler ve darbelerden korur. - Bebeğinizin ölçüleri, boyu 28-35 cm civarında, ağırlığı 700-900 g civarındadır Muayene ve laboratuar tetkikleri - Kan basıncı ve kilonuz ölçülmeli. - İdrar tetkikiniz yapılmalı. - Şişlik nedeniyle el ve ayaklar, varis açısından bacak muayenesi yapılmalı. - Fundusun yüksekliğine bakılmalı. - Fetus kalp atışları muayene edilmeli. - Karın muayenesi ile bebeğin pozisyon ve ölçülerine bakılmalı. GEBELİKTE 5. AY
Sizdeki değişiklikler:
- Ağırlığınız artacak, kilonuza dikkat etmelisiniz Bebeğin en hızlı büyüdüğü, iştahınızın arttığı bir dönemdesiniz. - Göğüsleriniz daha fazla büyümeye, yumuşamaya, toplardamarlar görülmeye başlar. Colostrum denen sıvı, ilk süt kıvamlı sıvı gelebilir. Göğüs ucundaki koyu renk alan areolanın, genişlemeye başladığını farkedebilirsiniz, bazen göğsün yarısını kaplayacak kadarda büyüyebilir. Bu hamileliğin zararsız bir yan etkisidir ve bebeğin doğumundan hemen sonra 12 aya kadar büyük kalabilir. - Rahim karın içinde iyice büyümüştür, üst sınırı göbek deliğine ulaşmıştır. Karnın alt kısmında bazı ağrılar hissedebilirsiniz, telaşa kapılmanıza gerek yoktur, büyüyen rahminizi destekleyen kaslar ve bağlar gerilmektedir. - Saçlarınız daha ince ve yağlı olabilir. Cildinizdeki olumlu değişiklikler nedeniyle de kendinizi daha güzelleşmiş ve iyi hissedeceksiniz. - Bebeğin büyümesi ile genişleyen rahminiz kalın barsaklara baskı yapar ve barsak alışkanlığınız düzensizleşir, kabızlık artabilir. - Hamilelik sırasında sıklıkla bacaklarınızdaki kan damarları görünür hale gelir, varisler oluşabilir, yaygınlaşabilir. Bunu an aza indirmek veya önlemek için, uzun süre ayakta durmak veya oturmaktan kaçının, bacaklarınızı uzatın, sık sık hareket edin, dolaşın ve doktorunuz önerirse varis çorabı giyin. - Nefesiniz kesilmeye başladı mı? Biraz nefes darlığı normaldir, büyüyen rahim akciğerleri ittikçe bu şikayetiniz biraz daha artabilir. - Daha fazla ağırlık taşıdığınız için, rahimin büyümesiyle ağırlık merkeziniz değişmiştir, parmaklarınız ve eklemleriniz hamilelik hormonları nedeniyle gevşemektedir, dikkatli olmalısınız. Hala bırakmadıysanız yüksek topuklara elveda demelisiniz, dengenizi zorlaştırdığı gibi bel ve sırt ağrılarına neden olur. - Sırt ağrılarınız olabilir. - Midede yanma, hazımsızlık, şişkinlik olabilir. - Dişeti kanamaları olabilir. - Ayak bileklerinde, ayaklarda, bazen el ve yüzde şişlikler olabilir. - Artık hamilelik gerçeğini kabullenmişsinizdir ve duygusal gel-gitlerde azalma olur, unutkanlıklarınız devam edebilir. Bebeğinizdeki değişiklikler - Bebeğiniz aktif duruma gelmiştir, çok tekme atar, döner. - Bu dönem duyusal gelişim için çok önemlidir. Beyinde koku, tat, görme ve dokunma için özelleşmiş alanlar gelişir. - Bebeğinizin cinsiyeti belirlenmiştir, isterseniz öğrenebilirsiniz. - Saçları vardır ve onu saran amniyotik sıvı içinde cildini koruyan vernix denen yağlı, beyaz bir madde gelişmeye başlar. Bazı bebekler doğduğunda da üzerinde hala beyazımsı bir örtü bulunur. - Düzenli aralıklarla uyur ve uyanır. - Göz kapakları tamamen gelişmiştir, hala kapalıdır. - El parmak tırnakları büyümeye başlar. - Doktorunuz kalp atışlarını duyabilecektir. - Organları büyümeye ve gelişmeye başlar. - Diş kökleri gelişmeye başlar. - Bebeğinize şarkı söyler, kitap okur veya onunla konuşursanız belki sizi duyabilir. Bazı çalışmalar, bebeklerin rahim içindeyken okunan kitabı duyunca beslenme sırasında daha hızlı emdiklerini göstermiştir. - Bebeğinizin boyutları geçen ayların iki katına çıkmıştır. Boyu yaklaşık 20 cm, ağırlığı 500 g civarındadır. Muayene ve laboratuar tetkikleri - Kan basıncı ve kilonuz ölçülmeli. - İdrar tetkikiniz yapılmalı. - Şişme açısından el ve ayaklar, varisler için bacaklar muayene edilmeli. - Fundus yüksekliğine bakılmalı. - Fetus kalp atışları muayene edilmeli. - Karın muayenesi ile bebeğin pozisyon ve ölçülerine bakılmalı. GEBELİKTE 4. AY
Sizdeki Değişiklikler:
Muayene ve laboratuar tetkikleri
GEBELİKTE 3. AY
Sizdeki değişiklikler :
- Göğüslerde dolgunluk, hassasiyet, göğüs ucunda koyulaşma görülür ve mavi damarlar görünür hale gelir. - Rahminizi küçük bir yumru gibi pubik kemiğin üzerinde hissedebilirsiniz, yumuşak , dolgun ve daha büyüktür. Büyüklüğü leğen kemiğini dolduracak kadardır. İdrar kesesini sıkıştıracağı için daha sık idrara çıkabilirsiniz. - Plasenta gelişiyor ve daha fazla hormon üretir. - Vaginal akıntı beyaz renkte, daha yoğun ve yapışkan hale gelir. - Kendinizi biraz daha yorgun ve enerjisiz hissedebilirsiniz. Uykusuzluk, mide şikayetleriniz devam edebilir. - Sabah hastalığı olarak bilinen bulantılar bu ayda devam eder. - Hamilelikte barsak hareketleri yavaşladığı için kabızlık görülebilir. - Vücudunuzdaki kan miktarı hamilelikte arttığından, akciğerler, kalp, böbrekler daha çok çalışır, karın bölgesi ve bacaklarda kan desteğinin artması nedeniyle toplar damarlar daha görünür duruma gelir, yani varisler oluşabilir. - Zaman zaman başağrısı , başdönmesi ve fenalaşma hissi yaşayabilirsiniz. - Yemeklerden iğrenme ve aşerme görülebilir. - Bel ve göğüs bölgesi büyüdüğünden kıyafetlerinizi dar hissetmeye başlarsınız. - Bazı kadınlarda , yüz ve boyunda düzensiz, değişik şekillerde kahverengi lekeler görülebilir. Hamilelik maskesi (kloazma) denen bu lekelerin hamileliğin sonunda tamamen ya rengi açılır yada kayNİĞDEr. - Kısa süre için , göbeğinizin üstünden aşağıya doğru uzanan vertikal koyu çizgi oluşması beklenir. Cildinizdeki gerilme nedeni ile rahatsızlık duyarsınız , göğüs , karın, kalça bölümlerine yumuşatıcı losyon sürerek ovabilirsiniz. - Vücut görünümünüz pek fazla değişmemiştir. - Fiziksel olarak hala hamile gibi görünmeseniz de duygusal olarak hızlı iniş çıkışlarınız olabilir. Mizaç değişiklikleri bu dönem sıktır. Aile olma ile ilgili dalgalanmalar, neşelenme, kaygı, huzursuzluk hissetmeniz tamamen normaldir. Sinirli, alıngan, gergin, ağlamaklı duygusal dönemleriniz hamileliğiniz süresince devam edebilir, ancak bebek doğumundan sonra düzelir. Bebeğinizdeki |









